Kadıköy Birlikte Yaşam Festivali Güncesi

KADIKÖY BİRLİKTE YAŞAM FESTİVALİ

Kalamış Atatürk Parkı
22-23 Eylül 2018

Ardıç Dayanışma Derneği ve Beraberce Derneği ortaklığında düzenlenen Kadıköy Birlikte Yaşam Festivali, 22-23 Eylül 2018 tarihlerinde Kalamış Atatürk Parkı’nda gerçekleşti. Göçmen toplulukların yaşadıkları kentle ve komşularıyla kurdukları ilişkileri birlikte yaşam zemininde yeniden düşünmek amacıyla organize ettiğimiz festivalin, renkli ve her yönüyle zengin bir içerikle tamamlanarak kentin ve kentlilerin belleğindeki yerini aldığını düşünüyoruz.

Peki festivalde neler yaptık, neler konuştuk?

1. Gün

Kent ve Çocuk Atölyesi

Kent ve Çocuk Girişimi’nin düzenlediği atölyede amaç, geri dönüştürülebilir malzemelerden İstanbul’u çocuklarla birlikte yeniden tasarlamaktı. Parkta duyanın, ilgisini çekenin yanaştığı atölye masalarında 5-11 yaş aralığındaki küçük arkadaşlarımız gemilerini, salıncaklarını, ağaçlarını ve İstanbul’a dair hayallerini geri dönüştürülebilir malzemelerle üç boyuta taşıdılar. Oyuna denizdeki gemiler ve parktaki hayvan dostlarımız da katıldığı için, çocukların İstanbul’unda birçok gemi, hayvan ve deniz dikkati çekiyordu. O sırada başka bir masada ise 2-4 yaş aralığındaki minik arkadaşlarımız kağıt, kalem ve boyalarla duygularını resmediyorlardı.

“Birlikte Yaşam ve Dayanışma Pratikleri” Forumu

Kent ve Çocuk Atölyesi’yle paralel şekilde parkın bir başka noktasında gerçekleşen forumun deneyim aktarıcısı Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ydi. Dernek Başkanı Adile Doğan, derneğin hangi amaçla kurulduğunu; Esenyalı’da ve komşu mahallelerde kadınlar arasında ne tür dayanışmacı faaliyetler yürüttüklerini; göçmen ve Türkiyeli kadınlarla nasıl yan yana durarak hak ihlallerinin ve ihtiyaçların giderilmesi üzerine çalıştıklarını; kazanımlarını ve karşı karşıya kaldıkları zorlukları paylaştı. Savaşın ve şiddetin her biçiminin karşısındaki mücadele yöntemlerini örneklerle birlikte aktaran Doğan, böylece mahalle ölçeğindeki birlikte yaşam ve dayanışma pratiklerini kent bütününde düşünmek üzerine katılımcılara bir kapı aralamış oldu.

Çocuklar için Müzik Atölyesi

Uçurtma Çocuk’un düzenlediği atölyede, farklı yaşlardaki çocuklarla birlikte müzik ve beden ilişkisi ile ses ve ritim üzerine çalışmalar gerçekleştirilerek mini bir kompozisyon ortaya kondu. Grup ayrıca, festival boyunca, çıkarttıkları Uçurtma Çocuk Dergisi’nin çeşitli sayılarını ücretsiz paylaşarak, park kullanıcısı çocukların atölyeler dışındaki vakitlerini de değerlendirmelerine destek oldu.

“Farklılaşan Göçmenlik Halleri” Forumu

Ulaş Sunata’nın yürütücülüğündeki forumda, göçmenlik ve psikolojisi; göçmenliğin farklı biçimlerindeki şartları; farklı coğrafyalardaki karşılıkları; yerellik-küresellik boyutları ve politik yaklaşımlar üzerine konuşuldu. Göçün nerede başlayıp nerede bittiği ya da hepimizin birer göçmen olup olmadığı gibi soruları katılımcılara yönelten Sunata’yla birlikte ayrıca sürecin bilinen tüm zorlu koşullarına rağmen göçmenliğin olumlu ve umutlu taraflarına dair de tartışmalar gerçekleştirildi.

“Kent ve Göç” Forumu

Erhan Kurtarır’ın yürütücülüğündeki forumda, kent ve göç üzerine katılımcılarla birlikte çeşitli başlıklarda tartışmalar yapıldı. Düşünmeye, hatırlamaya ve paylaşmaya odaklanan bu forumda katılımcılar, Kurtarır’ın şehir planlama meslek alanı içerisinden verdiği göç ve mekân ilişkisi hakkındaki kısa bilgiler akabinde, farklı kentlerdeki göç deneyimlerini; göç ettikleri ve/veya yaşadıkları ülkelerdeki/kentlerdeki duygularını; hemşerileriyle sürdürdükleri diyalogları tartışmaya açtılar.

“Yalnız Kadın” Tiyatro Performansı

Ezgi Şimşek, sergilediği tek kişilik tiyatro performansında, kocası tarafından eve kilitlenmiş ve şizofrenleştirilmiş bir yalnız kadının erkek egemen ideolojinin fiziksel ve psikolojik tahakkümü altında yaşadıklarını canlandırdı. Yaklaşık yarım saatlik bir süre içerisinde kadınlık ve erkekliğin türlü hallerine değinen performans sonunda Şimşek, izleyicilerle konu hakkındaki görüşlerini de paylaştı.

“Sketches in the Buses” Sergisi

Suriyeli bir illüstratör olan Eyas Jaafar’ın, İstanbul’daki otobüs yolculuklarında karşılaştıklarını resmettiği çizimleri festival boyunca parkta sergilendi. Bez bir brandanın üzerine yerleştirilen çizimler hakkında sergisini ziyaret eden katılımcılarla sohbet eden Jaafar, festivalin diğer etkinliklerinde de görüş ve deneyimlerini bizlerle paylaştı.

Standlar

Festival kapsamında, parkın belirli bir alanında farklı kurum ve oluşumların yer aldığı, tanıtımlarını yaptıkları, satışlarını gerçekleştirdikleri standlar da kuruldu. Açılan standlarda, Göçmen Kadınlar’ın el emeği üretimleri; Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği ile Komşu Kafe Kolektifi‘nin’nin özgün yemekleri; İstanbul Zapatista Kahve Kolektifi’nin kahveleri; Hatay Vakıflı Köyü Lezzetleri’nin ürünleri; Kadıköy Belediyesi’nin broşürleri; Uçurtma Çocuk’un dergileri park kullanıcılarının ve festival katılımcılarının ilgi ve beğenilerine sunuldu. Ayrıca Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’nin hazırladığı aşurenin ücretsiz dağıtımı da yine iki gün boyunca gerçekleşti.

[Fotoğraflar: Jinnews]
2. Gün

Çocuklar için Drama Atölyesi

Emre Bilgiç ve Dilan Erdoğan’ın düzenledikleri atölyede, birbirlerini tanımayan çocuklar yaratıcı drama çemberinde buluştu. Tanışma etkinlikleriyle başlayan süreç, çeşitli grup oyunlarıyla devam etti. Yaklaşık 1 saat süren atölye sonunda ise katılımcı küçük arkadaşlarımız, bir arada karar vermeyi ve bu kararı uygulamayı deneyimlediler.

Yetişkinler için “Mekân, Zaman, Oyun” Atölyesi

Çocuklar için Drama Atölyesi’yle paralel şekilde parkın bir başka noktasında gerçekleşen ve bu sefer yetişkinler için organize edilen atölyenin düzenleyicileri drama eğitmenleri Fisun Aykır ve Mine Aksar’dı. Önce katılımcılarla çocukluklarında oynadıkları oyunlar, kuralları ve oyun mekânları üzerine sohbet edildi; ardından katılımcıların seçtikleri grup oyunları hep birlikte oynandı. Atölyenin sonunda ise katılımcıların her biri “bir oyun olsanız, hangi oyun olurdunuz?” sorusuna nedenleriyle birlikte yanıt aramaya çalıştılar.

“Göç Sürecinde Kadınlık Halleri” Forumu

Yalnızca kadınların katıldığı Gamze Karadağ’ın yürütücülüğündeki forumda, katılımcıların kendilerini ifade ediş biçimlerinden yola çıkılarak göç deneyimlerinin kadın öznelliklerini nasıl yeniden şekillendirdiği üzerine konuşuldu. Bir kadının göç deneyiminde nelerle karşılaştığı, nasıl çözümler ürettiği ve diğer kadınlarla nasıl dayanıştığı soruları tartışıldı. Çeşitli deneyim aktarımlarıyla zenginleşen forumda ayrıca göç sürecinde kadınların zor kararlar alırken bile dayanışma yoluyla güçlendiği ve birbirleri hakkında birçok önyargının böylece yıkıldığı dile getirildi.

“Göçmenlik ve Doğru Bilinen Yanlışlar”

Hakan Alp’in yürütücülüğündeki forumda, nefret söylemi ve nefret suçu tanımlarıyla birlikte ulusal ve uluslararası arenadaki hukuki karşılıkları konuşuldu; ardından Alp’in konu hakkında yaptığı ve farklı yerel ve ulusal gazete haberlerini incelemesini içeren akademik araştırmasından öne çıkan bulgular örnekleriyle birlikte paylaşıldı. Katılımcılar bu forum boyunca da görüşlerini, deneyimlerini ve önerilerini tartışmaya açtılar.

Konserler

Festivalin en renkli ve şenlikli anlarından biri kapanış konserleriydi. Farklı coğrafya ve kültürlerden, çeşitli dillerde ve ezgilerde söylenen şarkılar katılımcıları ortak duygularda buluşturdu. Muammer Ketencoğlu ve ekibi, Balkan şarkıları; İranlı grup Terme Band, Farsça blues ve folk şarkılar; Suriyeli grup Mood Band, Arapça şarkılar; Murat Özden ve kızı Albina Özden, Çerkes halk şarkıları; Vomank, Ermenice şarkılar; Babetna ise Türkçe, Kürtçe ve Ermenice şarkılar söyledi.

Festival; birlikteliğimizin, ezgilerimizin ve halaylarımızın daim olması dilekleriyle sona erdi.

Destekleri ve kolaylaştırıcılıkları için başta Kadıköy Belediyesi ile Eşitlik Birimi olmak üzere festivalimize katılan, katkı koyan, destek olan herkese çok teşekkür ederiz.

Dayanışmayla!

Leave a Reply

Your email address will not be published.Email address is required.